SAVAŞA KARŞIYIM

Ben belki de okuduğum kitaplardan dolayı çocukluğumdan beri savaş karşıtı bir insan oldum. Bu konuda beni ilk etkileyen kitap Erich Maria Remarque tarafından yazılan “Batı Cephesinde Yeni Bir şey Yok” oldu. Bunu Cornelius Ryan’ın yazdığı “En Uzun Gün” takip etti. O zamandan beri savaş hakkında okuduğum tüm kitaplar ve seyrettiğim filimler savaş karşıtlığımı arttırdı.

Amerika’da üniversitelerde gördüğüm Japon öğrencilere baktıkça Midway savaşında ölen tüm askerleri hatırladım ve savaşı sorgulamaya devam ettim.

Günümüzde savaşların şekli değişti ama silahlanma yarışı aynen devam ediyor, dünyanın en gelişmiş beyinlerinin enerjisi ve finansal kaynakları nasıl daha etkili olarak karşımızdaki düşmanları yok ederiz sorusuna cevap arıyor. Öte yandan fakirlik, hastalık, önyargılar ve insanlar arasındaki uçurumlar her gün daha çok artıyor.

Pandemi bize hiç değilse bu durumu sorgulama fırsatı vermiş olamaz mı?

Bu düşüncelerim ülkemizin savunma sanayisini geliştirme çabalarına karşı asla değildir, bu her ülkenin ulusal hakkıdır.

Ama ben her zaman insanları birbirinden ayıran farklılaştıran şeyler yerine öz farkındalıklarını arttırmak için çalışmaya devam edeceğim. Asla savaşı yücelten ve trajedisini gizleyen propagandalara inanmayacağım.

İnsanlık daha üst bir bilinci hakkediyor.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.