RAMAZAN ÜZERİNE

Bu gün Ramazan Ayının ilk günü.
Din ve millet ayırmadan tüm Linkedin dostlarımıza güzel bir Ramazan diliyorum.

Bazı arkadaşlarımız Ramazanın Müslüman dünyası için kutsal olduğunu söyleseler de ben güzel olan her şeyin insanlığa ait olduğunu düşünerek herkese iyi dileklerimi sunuyorum.

Biraz yaş alan insanlara sorulduğunda geçmişlerine dönerek “ah nerede o eski ramazanlar” diyeceklerdir. Ancak yaşadığımız her zamanın ayrı bir ruhu var, günümüzde de bu güzel ayı farklı bir şekilde yaşamak mümkün.

Benim çocukluğum İstanbul’un Lalei semtinde ve yazları da Altunizade semtinde geçti. O günlerden aklımda kalan en önemli şey Gürün ailesinin apartmanında yaşadığımız güzel iftar sofralarıdır. Apartmanda herkes evinde kendi imkanları çerçevesinde komşularını ağırlardı.
Günümüzün yaşam stilinde ve temposunda bu tip komşuluk ilişkileri artık mümkün değil ama bence başka güzellikler mümkün.

Ramazan Müslüman dünyasında aynı zamanda yoğun yaşam temposundan çıkıp insanın kendi iç dünyasına dönmesi ve bazı soruları sormasıdır,

Bence her insan bu ay kendisine şu soruları sormalıdır:

Ben kimim? Bu dünyaya hangi sorunun cevabı olmak için geldim?

Benim için yaşamda gerçekten önemli ve değerli olan şeyler ne?

Beni yaşamda ileri götüren anlamlar neler?

Kendi öz değerlerim neler? Bunlara göre yaşıyor muyum?

Kişisel yeteneklerimin neler olduğunu keşfettim mi yoksa hala eksik bildiğim şeyler var mı?

Soru çok, yanıt da çok ama gaye aynı: doğru yaşıyor muyuz?

Bu Ramazan ayında soruları kendinize sorduğunuz kadar çevrenizde sizin için değerl ve önemli herkese sormanızı isterim.

Her Ramazanın bitişinde Bayram gelecek, zaman ağır veya hızlı geçmeye devam edecek.

Aşağıda seçmiş olduğum fotoğraf rahmetli Ara Güler’e ait, benim rol model olarak sevgi ve sargıyla andığım güzel insan, geçmişimin İstanbulunu onun ölümsüz çalışmalarında hatırlıyorum. Ondan öğrendiğim en önemli ders şu olmuştu, kendini bil, haddini bil ve mütavazi ol.

Bu Ramazan boyunca yukardaki soruları ben de kendime sorarak Ara Ustanın yolunda ne kadar ilerliyebildiğimi sorgulayacağım. Asıl olanın varma noktası değil yolculuğun kendisi olduğunu hiç unutmayacağım.

Eminim ki sizlerin de kendinize özgü farklı sorularınız vardır ve onlar benim sorularımı daha da ileri götürebilir.

Kısacası dostlar, gelin bu ay günlük meselelerimizden uzaklaşalım, kendi özümüzle hesaplaşalım, siyaset, ekonomi, teknoloji ve kariyer bir ay beklesin. Özümüze dönelim.

Hoş geldin mübarek Ramazan ….

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.