BİR HASTANE ÖYKÜSÜ, BİR TEŞEKKÜR VE YAŞADIĞIM RAHATSIZLIK BANA NE ÖĞRETTİ?

Bu resimde gördüğünüz güzel insan Prof. Dr. Erdem Canda, yılbaşından beri devam eden prostat sıkıntımdan beni çok başarılı bir ameliyat ile kurtardı.
Resim hastaneden ayrılmadan önce çekildi.
Kendisi Robotik Üroloji konusunda uluslararası deneyimi ve büyük başarıları olan bir doktor, inanılmaz bir öz geçmişi var. Onu Koç Üniversitesi Hastanesinin Web sayfasında tanıdım, hemen içim ısındı, süreç başladı ve sonunda başarılı bir ameliyat ile beni sağlığıma kavuşturdu. Kendisine içtenlikle teşekkür ediyorum.

Süreç boyunca doktorumla olan iletişimi yöneten asistanı Anıl Kocagil’e de teşekkür borçluyum.

Benim Koç Üniversitesi İstinye kampüsünde verdiğim değişik Caz temalı etkinliklerim var, bu hastane hakkında ilk bilgilerimi oradan almıştım, daha sonra değişik çevrelerimden çok olumlu geri bildirimler alınca ameliyat için burayı seçtim.

Tüm süreç boyunca hastanenin tüm ekibinin bir mekanik saat mükemmelliği ile çalıştığını gördüm, herkes gibi bana da çok yakın destek oldular. Prof.Dr. Erdem Canda’nın ekibinden bir çok doktor beni değişik zamanlarda sıcak bir ilgiyle takip etti, hepsine manen çok şey borçluyum.

Rahmetli babam bana zenginliğin para kazanmak kadar onunla neler yarattığınla ilgili olduğunu söylerdi. Herkesin bildiği gibi bu üniversite kurulurken ailesi rahmetli Vehbi Koç Beyden yatırım için para istemişler, özel hayatında çok tutumlu olan Vehbi Bey burası için gereken yatırımda ne gerekiyorsa vermiş. Kendisi bir gün Ankara uçağında tesadüfen karşılaştığımız zaman elimdeki gazeteyi almış ve okumaya başlamıştı, ona efendim arzu ederseniz üç gazete daha var dediğimde bana bunları RAM Dış Ticaretin parasıyla mı aldığımı sormuştu, ona kendi paramla aldığımı söyleyince de çok para harcamışsın diye beni eleştirmişti. Aynı Vehbi Bey üniversite için para harcarken şöyle demişti:

Vatanım için helal olsun, vatanım varsa ben de varım.

Hastanede kaldığım müddetçe hep bunları düşündüm, Koç ailesinin vizyonunu takdir ettim ve teşekkür ettim. İnsan yaşamı sınırlı, eserler kalıcı, inşallah bana da dünyaya daha başka güzellikler yaratmak nasip olur.

Bu hastanenin yerinde zamanında buzdolabı kompresörleri yapan bir Koç Grubu fabrikası vardı, ben de orada üretilen kompresörleri 1986 yılında eski Sovyetler Birliğine satmıştım, bu Türkiye’den Rusya’ya yapılan ilk yüksek katma değerli sanayi ürünü ihracatı olmuştu. Yıllar sonra aynı mekandaki hastaneye bir hasta olarak dönmek de ayrı bir nostalji oldu.

Robotik ameliyatlar meğer Irak savaşında yaralanan askerlerin Amerika’dan tedavisi için geliştirilmiş, sonra da yaygınlaşmış, insan bir çok yeniliğin ve buluşun savunma sanayii için geliştirildiğini öğrenince üzülüyor, hele günümüzde.

Bu süreçte, yaşamda ne değerli, ne anlamlı bir kez daha anladım.

Bana göre eğer zor zamanınızda yanınızda olan iyi bir aileniz ve eski dostlarınız varsa dünyanın en zengin insanısınız.

Hepsi bu…

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.