MEVLANA ÖĞRETİSİ ÜZERİNE KURULMUŞ BİR KOÇLUK MODELİ MÜMKÜN MÜ?

17 Aralık günü bir kere daha Mevlana’yı anacağız.

Gerek bu sonbaharda yapılan ICF Advance 2020, gerek de ondan önce ICF İtalya tarafından düzenlenen “Güzellik” temalı konferansta çok önemli birçok konuşmacının Mevlâna Celalettin Rumi’ye referans yaparak konuştuğunu duydum.

Ben kendisinin söylediği şu sözü güzel mesleğimiz koçluğa çok yakın buluyorum:

Kapalı kapı yoktur yanlış anahtar vardır.

Daha bunun gibi söylediği ve koçluğa ilham verebilecek çok sözü var:

Yara ışığın senin içine girdiği yerdir.

Ben bu sözü kendi Linkedin profilimde de kullanıyorum.

Yıllardan beri başka kültürlerden gelen koçluk modelleri ile mesleğimi yapıyorum ama artık geldiğim noktada içimde bir ses bu ülkenin kültüründen doğacak yeni ve özgün bir koçluk modeli için hep birlikte el ele vermemiz gerektiğini söylüyor.

Peki siz ne dersiniz?

En azından başlamaya ve denemeye değmez mi?

Bu kadar insan dünyanın dört köşesinde ondan ilham alırken biz bağrımızda yatan bir Bilge insandan kendi mesleğimiz adına bir şeyler öğrenemez miyiz?

Meslektaşlarımı ve işimi çok seviyorum. Daha yapacak çok şey gidecek çok yolumuz olduğunu hissediyorum ve Mevlana’dan bir söz ile siz Koç meslektaşlarıma sesleniyorum:

“Kendini küçük görmeyi bırak, sen yürüyen bir evrensin. Ve değişim sen değiştiğinde başlar.”

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.