GELECEĞİN DÜNYASINDA NASIL BİR TÜRKİYE İSTİYORUZ?

Biz koçlar danışanlarımızın meselelerine büyük gündem veya büyük resim üzerinden bakmasına destek oluruz. Daha sonra onlarda kendileri ve yaşadıkları dünya hakkında bir farkındalık kazandırmak ve arzu ettikleri yaşam yönünde adım atmalarını sağlamak için destek oluruz.

Günümüz Türkiye’sinin gündemleri daha çok siyasi ve ekonomik sorunlar. Linkedin siyasi konulardaki görüşlerimi ifade ettiğim bir ortam değil. Türkiye’nin yöneticileri de benden destek istemiyorlar.

Ancak gene de bazı görüşlerimi sizlerle paylaşmak istiyorum. Bugün ilgiyle takip ettiğim ve görüşlerini beğendiğim Dr. Michio Kaku ile yapılan bir röportajdan bahsetmek istiyorum.

Dr. Kaku tarih boyunca refahın bilim ve teknolojiden geldiğini söylüyor.

Özellikle sanayi devrimi ile birlikte insan yaşamının nasıl uzadığını, kalitesinin iki yüz yıl içinde nasıl arttığından bahsediyor. Termodinamik kanunlarının keşfi, kömür ve petrolün kullanılmaya başlanması, lokomotiflerin, buharlı gemilerin, fabrikaların insan yaşamına girmesi ile insanlığın önünün açıldığını söylüyor. Daha sonra bunu elektriğin, elektrik motorlarının yaşamımıza girmesi takip ediyor, radyo, televizyon ve bilgisayarla birlikte başka bir dünyada yaşamaya başlıyoruz. En sonra da transistör ve internet ile kuantum dünyasına adım attığımızı düşünüyor. Ona göre sanayi devrimi insanlık tarihindeki üçüncü büyük dalga oluyor, bundan sonrası için dördüncü ve beşinci dalgaların neler olabileceğini tahmin ediyor.

Dördüncü dalga moleküler seviyede fizik olarak başlamış bile, bunun uzantısı olarak nano teknoloji ve biyoteknoloji ile birlikte yapay zeka gündelik yaşamı şekillendiriyor.

Ama Dr. Kakuya göre asıl değişim füzyon gücü ile denizlerden enerji elde etmek ve internet yerine “brainnet”, yani beyin netin hayatımıza girmesi ile olacak.

Bu büyük resim, Türkiye’nin günlük gündemlerine bu açıdan bakınca acaba neler yapılmalı diye düşünüyorum.

Bence asıl mesele bugün ekonominin nasıl yeniden düzenlenmesi kadar yarının teknolojisine insanlarımızı nasıl hazırlayacağımız olmalı.

Bazı sorular sormalıyız:

Nasıl bir Türkiye istemeliyiz?
Bu Türkiye’nin ortak insani değerleri nelerdir?
Böyle bir Türkiye için bugünden itibaren neleri farklı yapmalıyız?
Bu yönde harekete geçmek için ilk olarak hangi meseleye öncelik vermeliyiz?

Bu tip düşüncelerin ülkemiz ortamında biraz ütopik göründüğünü düşünseniz bile benim gözlemlerim bu yönde çalışan, hareket eden ve ilerlemek isteyen bir çok genç insanımız olduğu yönünde. Dr. Kaku Linkedinde bu konular ile ilgili arkadaşlarımıza bir sunum yapsa eminim ki kendisine sorulacak soruların derinliğine şaşar kalırdı.

Mesele bugünün ekmeğimi yoksa yarının teknolojisi mi değil, ikisini bir arada yaratmak ve hazırlanmak zorundayız.

Atatürk savaşın en zor günlerinde öğretmenler ile yaptığı toplantıları aksatmamıştı.

Benim bildiğim Türkiye’deki siyasi partiler henüz koçlarla çalışmıyorlar, acaba çalışsalardı ne fark olurdu?

Sizce denemeye değmez mi?

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.