BOĞAZİÇİ ÜNİVERSİTESİ ÖĞRENCİLERİ İLE BİR SOHBET

Dün değerli insan ve Robert Kolejli ağabeyim Prof. Mustafa Akan Beyin daveti ile uzun bir aradan sonra okulum Boğaziçi Üniversitesine misafir konuşmacı olarak geldim.

Hocam bana ne anlatacaksın diye sordu, ben ise konuşmaya değil daha çok onları dinlemeye geldim dedim.

Dersin başında herkesten merak ettikleri şeyleri bir kağıda yazmalarını istedim, konuşmam bu soruların üzerine koçluk yaklaşımıyla verdiğim cevaplar, sorduğum açık uçlu sorular ve öğrencilerin cevaplarıyla gelişti.

Bana gelen birbirinden ilginç kağıtlardan bir tanesini sizlerle paylaşıyorum:

Neler İstiyorum?

1- Mezun olmadan önce iş dünyasından hikayeler dinleyip o dünyayı ve yöneticilerini iyi anlamak.
2- Başarının tanımını neye göre belirlemeliyiz?
3- Yeni bir girişim yaparken nasıl bir tavır izlenmeli?
4- Kırk yıl önce mi yoksa şimdi mi başarılı olmak daha kolay?
5- Niş bir iş yapmak mı yoksa daha genel bir sektörde bulunmak mı daha faydalı?
6- Mühendisliğin hayatınıza ne getirisi oldu?
7- En önemli 3 değeriniz nedir?
8- Yaratıcılık ve disiplin beraber var olabilir mi?
9- Üniversite bugün de geçmişteki kadar değerli mi?

Linkedin sayfalarında bir çok görüş paylaşılıyor ama pek az görüş soruluyor.

Benim cevaplarım şöyle oldu.

2- Başarı kendi değerlerine göre doğru insan olarak yaşamak, kendine, ailene, yakın çevrene, ülkene ve insanlığa faydalı olmaktır.

3- Yeni bir girişim yaparken yapmaktan çok düşünmeye ve özgün düşünceler üretmeye vakit ayrılmalıdır.

4- Bence kırk yıl öncesiyle bugünü başarının kolaylığı açısından kıyaslamak anlamlı değildir.

5- Bence Niş iş yaratmaya çalışmak sıradan bir işin parçası olmaktan daha heyecan vericidir.

6- İsteyerek mühendis olmadım ama bir mühendis formasyonu bana her zaman akıl ve hikmet yolunda doğru yönü gösterdi.

7- En önemli üç değerim
Sevgi, özgürlük ve farklılıklara saygı.

8- Yaratıcılık ve disiplin bence bir arada var olurlarsa daha etkili sonuçlar alınabilir.

9- Üniversite her zaman değerli idi, bugün de değerli ve yarın da değerli olacak, ancak teknoloji ile birlikte üniversite anlayışı gelişecek, özgürleşecek ve öğrenme daha yaygınlaşacak. İnsanlar tüm yaşamları boyunca yeni şeyler ve beceriler öğrenmek zorunda kalacaklar.

Dün okulumda çok iyi bildiğim bir şeyi tekrar öğrendim.

İnsanlar ancak merak ettikleri ve ilgi duydukları şeyleri öğreniyorlar.

Tüm eğitim sisteminin bu anlayışa göre yeniden şekillenmesi gerekiyor.

Boğaziçi’ne gelince, bu okulda 1863 yılından beri insanlığa ışık veriliyor, bazen mum ışığı rüzgardan etkilense bile yanmaya devam ediyor ve ışık etrafını aydınlatmaya devam ediyor, yarın elbet daha aydınlık olacak.

Ben o ışığı taşıyan bir çok elden biri olmakla gurur duyuyorum.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir