24 NİSAN ÜZERİNE

24 Nisan Üzerine

Eskiden bu dünyanın insanları ancak dünya dışından gelen bir felaket olursa birlikte var olduklarını anlayabilirler diye düşünürdüm. İlk aklıma gelen şey de dünyaya çarparsa yok edecek bir büyük göktaşı olurdu.
Sonra göktaşı gibi koca bir şey değil ama gözle görülmeyen bir şey bize virüs olarak çarptı, bir yıl geçti, işte şimdi insanlar birleşir dedim ama yanılmışım.

24 Nisan üzerine çok şey yazıldı, konuşuldu, karşılıklı suçlamalar ortaya saçıldı, şimdilik bir şey olmadı.

Komşumuz Ermenistan’da Çernobildekinin kardeşi eski bir Rus yapımı nükleer reaktör var ve her an çok ciddi bir çevre felaketine sebep olabilir. Böyle bir durumda nükleer serpinti Azeri, Rus, Türk ve Ermeni diye bir ayırım yapmadan hepimizi öldürebilir. 24 Nisan tartışmalarını bir de bu açıdan görelim isterim.

Bunca yaşanan insanlık dramlarından sonra tartıştığımız şeyleri bir daha gözden geçirelim derim. Herkesin insan olduğunu herkesin aynı var olma dürtüleri ile yaşadığını hatırlayalım. Birbirimizi kırarak dökerek hiç bir yere varamayız, virüs bize hiç değilse bunu öğretti.

Simon Peres Türkiye ile İsrail arasındaki Mavimarmara krizi bittiğinde şöyle demişti:
Geçmiş ölüdür, değiştiremeyiz ama birlikte çalışarak daha iyi bir gelecek yaratmak mümkündür.

Geçmişi tartışırken geleceği kaybetmeyelim derim.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.