GENÇ İNSANLARA MESLEK SEÇMEK ÜZERİNE

Genç lise mezunlarının üniversite ve meslek seçimi yaptıkları bu günlerde aklıma eski bir jazz dergisi röportajım geldi.

Ermeni Duduk ustası Aren Asaduryan ile konuşuyorduk, ona Yerevan gibi müzik konusunda çok zengin bir geleneğin olduğu şehirdeki konservatuarda bunca müzik enstrümanı arasından neden Duduğu seçtiğini sordum. Bana şöyle dedi:

Bak kardeş, şu elimde gördüğün enstrüman aslında sizin kaval dediğiniz şey, üzerinde yedi delik olan bir kamış. Sence, ben onu üfleyince ses nerden geliyor?

Ona “ses senden gelmiyor mu” diye sordum ve o yukarı başını çevirerek devam etti:

Hayır kardeş, ses benden değil yukarıdan, yani yaradandan geliyor, biz sadece ondan aldığımızı dünyaya yansıtıyoruz. Ben duduğu seçmedim, o beni seçti.

Yıllar sonra bir arkadaşım neden Koç olduğumu sorunca ona aynı cevabı verdim.

Ancak bir insanın kişisel menkibesini yazması, yukardan gelen sesi işitip o yolda yürümesi bazen yıllarca alabiliyor. Ben yola bir makina mühendisi olarak çıktım, yıllarca dış ticaret konusunda satış ve pazarlamada çalıştım, değişik kültürleri ve insanları tanıdım, başka konularda ilgi alanlarım oldu ama sonunda kendimi en iyi ifade edebildiğim mesleğe, koçluğa vardım. Şimdi sevgi ve inançla yukarıdan gelen sesi insanlığa duyurmaya çalışıyorum. Onların kişisel farkındalıklarını anlamaları için yol arkadaşı oluyorum.

Bugün meslek seçmek üzere üniversitelere giden genç insanlara şunu söylemek isterim.

Acele etmeyin, önce kendinizi, yeteneklerinizi ve ilgi alanlarınızı keşfedin, üstelik bunlar zaman içerisinde değişebilirler de. Yukarıdan gelecek değimiz şey işte bu keşifle sizin içinize doğacak ve o zaman başka bir boyuta geçeceksiniz.

Hep denir, mühim olan hedef değil yolculuktur, sizlerin yolculuklarınız çoktan başladı, yürüdüğünüz yol inişli çıkışlı olacak ama o yolu sevgiyle ve coşkuyla yürüyün.

Fotoğrafta gördüğünüz gibi, bu Tuzla insana çok ilham veriyor…

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.