DURMAYI BİLMEK ÜZERİNE

Dün ünlü Amerikalı devlet adamı Henry Kissinger’ın Rusya krizi ile ilgili yazısını okudum, şöyle diyordu:

Savaşa gitmeden önce zamanı gelince nasıl çıkacağınızı bilmeniz gerekir. Ben 4 savaş gördüm ve bunlardan 3 tanesinde savaştan istemediğimiz şekilde çıktık.
Ukranya NATO üyesi olmamalıdır, Rusya da olası bir çatışmayı tırmandırmamalıdır.

Kissinger’in sözleri bana geçmişimden iki anıya götürdü.

Yıllar önce ilk otomobil kullanma öğretmenim olan Pepe Cemal bir gün ben araba sürerken ayağını yan taraftan atarak frene basmış ve sert bir şekilde otomobili durdurmuştu. Neden Yaptın deyince de şöyle demişti;

Gaza basmadan önce otomobili nasıl durduracağını öğrenmelisin, durmasını bilmeyen otomobilin gaz pedalına basmamalı.

Daha yakın bir geçmişte Belçikalı müstakbel iş ortaklarımızla görüşmelere başladığımızda onlar ilk önce bir zamanı gelince nasıl ayrılabileceğimizi gösteren bir anlaşma yapmışlardı. Neden diye sorduğumda da benzer bir cevap vermişlerdi.

Bu yaşamın içinde hepimiz bir yerlere sürükleniyoruz, bir takım işlere girişiyoruz, pek de fazla düşünecek halimiz olmuyor.
Ama yaş aldıkça ve yaşam deneyimim arttıkça bir şeye başlamanın kararını verirken gerektiği zaman onu sonlandırmayı planlamanın önemini daha iyi anlıyorum.

Çoğumuz işlerimizde ve ilişkilerimizde hiç bitmeyeceklermiş gibi davranıyoruz. Bize verilen görevler, yetkiler, sorumluluklar ve yönetici sıfatlarının hiç bitmeyeceğini düşünüyoruz.

Bazen bunu anlamak için alışık olmadığınız ortamlara girip kendinize bakmak gerekiyor. Dün Koç Üniversitesi Hastanesine bir doktor randevusuna geldiğimde çevremdeki insanlara bakınca bu düşünceleri hatırladım.

Sizin bir gün işinizden, işinizin size getirdiği ayrıcalıklardan ayrılmanız gerekse oradan nasıl ayrılmayı düşünürsünüz?

Yeni şeylere başlamak için ne kadar hazırsınız?

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.