DÜNYA CAZ GÜNÜ

Bu gün Dünya Caz Günü.

Linkedin sayfalarında bir çok konu var ama caz için pek bir şey yazıldığını hatırlamıyorum.
Linkedinde cazın ne işi olabilir diyebilirsiniz ama durum pek de öyle değil.

Paylaştığım resimdeki müzisyenlerden sol taraftaki Tuna Ötenel ülkemizin en önemli caz ustalarından birisidir. Diğer kişi ise hocaların hocası cazcıları ağabeyi Emin Fındıkoğlu’dur.

Ben caz ile Kadıköy Maarif Kolejinde 1963 yılında tanıştım, ders aralarında Dave Brubeck’in ünlü albümü Timeout’dan Take Five adlı parçayı çalarlardı, defalarca orada saksafoncu Paul Desmond’un müziğe girdiği noktayı yakalamaya çalıştım. Yıllar sonra bu albümün ilhamını, Türkiye’ye Amerikan Kültür Elçisi olarak gelen Brubeck’in, İzmir’de kaldığı otelin karşı kaldırımında duyduğu Roman müzisyenlerin müziğinden aldığını öğrendim.

Bugün iş yaşamında konuşulan tartışılan bir çok kavram çok eskiden beri caz müziğinde mevcut.
Takım Oyunu, Agile Örgüt, Anda Olabilme, Kutunun dışında düşünme, İnovasyon, Yaratıcılık, Değişken Liderlik, Kişilerin en güçlü yönlerini ortaya çıkartabilmek gibi şeylerin en güzel uygulamaları caz müziğinde mevcuttur.

Örnek isterseniz üç isim vereyim.

Miles Davis, ekibinde çalan tüm müzisyenlerinin içindeki potansiyeli açığa çıkartan bir liderdi, onlara şöyle demişti: En büyük hata, hata yapmamaktır, ben size sahnede çalmanız için değil deney yapmanız için para veriyorum.

Dave Brubeck, Cazı üniversitelere taşıyan isimdir, kendisinden çok daha yetenekli müzisyenlere liderlik yaparak onları daha da geliştirmiştir.

Duke Ellington, orkestrasına yeni gelen elemanlara çalacakları partisyonları vermeden önce onları dinler ve onların güçlü yönlerine göre kendi düzenlemelerini değiştirirdi.

Bu bir tesadüf değildir, çünkü caz, insan kültürünün evrensel bir ürünüdür, müzik ise insanın yaşadığı duyguların ses olarak ifadesidir.

Ben kendi portföyümde caz müziği temelli bir çok değişik eğitim programı sunuyorum, bunları Web sitemden inceleyebilirsiniz.

Kurumunuzdaki insanları geliştirmek ve bunu didaktik bir eğitim yerine eğlenceli bir şekilde yapmak istiyorsanız caz müziği sizin için harika bir seçenek olabilir.

Bir de anımı paylaşmak istiyorum. Türkiye’de Dünya Caz Günü ilk defa kutlandığında ülkemize gelen Amerikalı caz müzisyenleri için Amerikan Baş Konsolosu rezidansında bir davet vermişti. Bir ara Baş Konsolos bana oradaki piyanoyu gösterdi ve bunca müzisyenden birisi çalar diye akort ettirdiğini ama kimsenin ilgilenmediğini söyledi. Ben de ünlü caz piyanisti Herbie Hancock’a gidip mesajı ilettim. Herbie ben çalmam deyince ona şunu söyledim:

Ya sen çalarsın ya da ben çalacağım, piyano hocam çok yeteneksiz olduğumu söylemişti.

Herbie güldü, tamam o zaman, bu riski alamayız dedi ve piyanonun başına geçti, baş konsolos gülümsüyordu.

Nasıl ki futbol sadece bir oyun değilse Caz da sadece bir müzik değildir. Eğer ilgilenirseniz ondan iş yaşamı için öğrenilecek çok şey var.

Son söz: 1963’de bizim okulda caz vardı, ya şimdi?

Dünya Caz Gününüz kutlu olsun.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.