BİR TATİL BELDESİNDEN RUSYA-UKRAYNA SAVAŞI ÜZERİNE DÜŞÜNCELER

Hilton Sarıgerme Otelinde tatildeyim, bedenim dinlense de kafam henüz huzura ermedi,
düşünmeye devam ediyorum, dünyamızın halini anlamaya çalışıyorum, özellikle Rusya’nın Ukrayna’ya saldırısı ile başlayan savaş ve dünya dengelerindeki değişimler aklımı kurcalıyor.

Geçen hafta Rusya’nın boş olduğunu ileri sürerek bir Ukranya alış veriş marketine yaptığı korkunç bir saldırı oldu. Ukrayna tarafı orada bir gün önce yapılan alışveriş fişlerini göstererek Rus tarafını yalanladı. Kimse orada ölen yaralanan ve evsiz kalan insanlardan bahsetmiyor, savaş kanıksandı, bir bilgisayar oyununun skorları gibi algılanıyor.

Gene geçen hafta Fransız, İngiliz, Kanada liderlerinin devlet başkanlarından çok hafif sarhoş iş arkadaşları gibi bir resimi yayınlandı, üstlerinde taşıdıkları sorumluluğun farkında olduklarını düşünmüyorum, sadece dünya kimlere kaldı üzüldüm.

Bu kaldığım güzel tatil beldesinden insan profillerini inceliyorum. Dünyanın her tarafından insanlar bir arada var olabiliyorlar, denizden güneşten en çok nasıl faydalanabilceklerini düşünüyorlar, harika vakit geçiriyorlar, ortalıkta bir dolu bebekli çift, hamile kadın var, gençler flört ediyor, akşama hangi diskoda buluşacaklarını düşünüyorlar. Hepsinin ikişer gözü kulağı, birer ağzı var, hepsi nefes alıyorlar, hepsinin beden sıcaklığı 36 derece ve gece olunca herkes uyuyor. Kısacası tatil beldesinde insanların suni ayırımların ötesinde nasıl birlikte var olabileceğini, nasıl temelde aynı iç güdüler ile var olan insanlar olduklarını görüyorum ve…

Ne yazık ki savaşlar, insanları bir birine düşman edip kırdırmaya devam ediyor. Bu ortamda kimin haklı veya haksız, kimin iyi kimin kötü olduğunun da bir anlamı yok.

İnsan insanın dünyasını karartıyor. Asırlardan beri hiç bir şey öğrenmemişiz.

Bu tatil beldesinde Ukraynalı ve Rus aileler birlikte var olabiliyorlar, enerji savaşları yapılmıyor.

Maymun Çiçeği Virüsü de bu arada tüm dünyada yayılıyor ve insanlığın elinde buna karşı yeterli aşı stoğu da yok.

Virüs için hiç bir siyasi sınır yok, covid için de yoktu.

İnsanlığın yeni ve daha yüksek bir farkındalık seviyesine çıkmadan önce galiba bazı acıları yeniden yaşaması gerekiyor.

Koskoca bir evrende minnacık bir soluk planette yaşadığımızı, bir birimize karşılıklı olarak bağımlı olduğumuzu ve ancak birlikte var olarak huzura erişeceğimizi elbet bir gün öğreneceğiz.

Siz ne dersiniz?

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.