YÖNETİM KURULLARI ATAMALARININ DÜŞÜNDÜRDÜKLERİ

Bugünlerde devlet bankalarının yönetim kurullarına yeni atanan yönetim kurulu üyelerinin niteliği üzerine bir tartışma başladı.
Özellikle milli bir güreşçinin tayini epey gürültü çıkarttı.

Bir arkadaşım bana sordu, seni seçselerdi istemez miydin?

Düşündüm, ona cevap verdim:
Ben ancak bilgi ve kültür birikimimi katıldığım kurumun gelişimine katabileceğim bir yerde çalışmayı kabul ederdim.
Bu yüzden de geleceğe doğru gelişme vizyonu ve anlamlı bir misyonu olan bir şirkette insan kaynaklarının gelişiminden sorumlu bir bağımsız yönetim kurulu üyesi olmak istiyorum.

Ben söz konusu bankada yaklaşık 120 şube müdürüne ciddi bir eğitim vermiştim. Çok renkli ve ilginç insanlar İle tanıştım. Şimdi o arkadaşlarımın neler düşürebileceğini hayal ediyorum.
Bankacılık mesleğini seçmek isteyecek yeni mezunlar üniversite seçme sınavına girerken acaba neler hissedecekler, mesleklerinde yükselmek için neler yapmayı seçecekler?

Linkedin siyasi görüşlerin paylaşıldığı bir platform değil ancak ülkenin siyasi anlayışının ve bilincinin tüm iş dünyamızı da derinden etkilediği bir gerçek. Siyasi perspektiften bakmadan Türkiye’nin iş dünyası ve insanları için düşünce üretmek ne kadar mantıklı olabilir bilmiyorum.

Doğru ülke kültürünü oluşturmadan doğru iş kültürünü yaratamayız.

Ne dersiniz?

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.