YENİ DÖNEMİN YÖNETİM KURULLARI

Gelecek denilirken üzerinde durulan şey teknolojideki gelişmelerin şirketlere yansıması oluyor. Teknoloji sayesinde zamandan ve mekandan bağımsız olarak çalışmak ve eğitim artık mümkün.

Ama içinde yaşadığımız süreç şirket vizyonlarının da sorgulanmasını gerektiriyor.

Eskiden hedef şirket sahiplerinin sahip oldukları değeri en üst seviyeye çıkartmaktı. Bu da genellikle şirketin borsa değerini arttırmak olarak anlaşılıyordu.

Eski ezberler ile yeni ve daha sürdürülebilir bir dünya yaratmamız mümkün değil.
Alıştığımız kişi ve kurumların dışında başka çevrelerle iletişim kurmamız, insanlarımızın gerçek gündemlerini anlamamız gerekiyor. Bu bilgilere göre insana ve çevreye duyarlı yeni şirket modelleri yaratmamız gerekiyor.

Yeni insanı ve ihtiyaçlarını anlamadan ileriye gidemeyiz.

Yönetim kurullarında artık gençlerin, çocukların, sivil toplum örgütlerinin, sosyologların, psikologların ve koçların da olması gerekiyor.

İnsanı, çalışanı ve çevreyi gözetmeyen, sadece kar amacı güden bir anlayışın dünyayı getirdiği nokta belli. Amerika’daki isyanlar sadece bir siyah insanın öldürülmesinden kaynaklanmıyor.

Ben davet edilmem halinde bu yeni anlayışın arandığı yönetim kurullarında Koç olarak yer almaya hazırım.

Siz ne dersiniz?

Müzik: In Bicicletta, Louis Bacalov

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.