SEAN CONNERY’NİN ARDINDAN

James Bond ve Sean Connery

My Name is Bond, James Bond…

Bir efsane daha hatıralarımıza karıştı. Bond rolünü bir çok aktör oynadı ama hiç birisi Sean Connery kadar gerçek Bond olamadı. Onun ne kadar sevildiğini ölümünden sonra anladım.

Ben Sean Connery hayranıyım ama benim ona hayranlık bakış açım başka. O Bond rolünü otuzlu yaşlarında oynadı, ama daha sonra yıllar içerisinde yaş alarak değişti ve her yaşında birbirinden güzel ve etkileyici roller ile aktörlük yaşamını sürdürdü.

Benim ondan aldığım en önemli dersler şunlar oldu:

  • Başarının devamı için çalışmak gereklidir.
  • Her yaşın enerjisi, bilgeliği ve güzelliği farklıdır, insan yaşamının tüm safhalarında çalışabilir ama yaşı ile birlikte değiştiği için farklı rolleri oynamaya hazırlanmalıdır.
  • Yaş almak değil daha üst düzey bilgeliğe doğru yürümek önemlidir.
  • Geçmiş geçmiştir, şimdi yeni şeyler söyleme zamanıdır.

Bence üstat “Gülün Adı” filminde Nirvana’ya ulaşmıştı.

Miles Davis efsanevi albümü ‘Kind of Blue”dan sonra daha farklı jazz türlerine yöneldi. Hayranları sordu: Üstad niye o albümdeki gibi çalmaya devam etmiyorsun?
Cevap verdi: “Ben artık o Miles değilim, daha farklı bir yere geldim, ama plaklarım duruyor, istersen onları dinle.”

Bence onun tüm filimlerini bu gözden seyretmek gerekir.

Hoşça kal güzel insan, seni çok özleyeceğiz.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.