HATALAR ÜZERİNE

Öğrencilik yıllarımda beni en çok etkileyen öğretmenlerimden birisi de Robert College yıllarımdaki matematik öğretmenim rahmetli James Grady Hobson olmuştur. Ondan öğrendiğim en önemli şey bir hata yapınca yılmamak ve yeniden denemek idi.

Bir konser sırasında başka bir piyanist ile iki piyano için yazılmış bir Bach eserini çalarken notaları şaşırmıştı, bir an duraksadı, onunla çalan kadın piyanist de duraksadı, ben aman tanrım diye panik hissettim ama o hiç aldırmadı, tamamen durdu, hay Allah şaşırdım dedi, diğer piyaniste dönerek “şuradan devam edelim” derken gülümsedi, o gülümseyince diğer piyanist de gülümsedi ve hepimiz gülmeye başladık, gözlüklerini düzeltti ve kaldığı yerden devam etti.

Buna benzer bir sahneyi “Kadın Kokusu” filminde gördüm, görme özürlü yarbay (Al Pacino) erkek arkadaşını bekleyen genç ve güzel bir kadını (Gabrille Anwar) tango yapmaya davet etmişti. Kadın ona dönerek “ya bir hata yaparsak” dedi, yarbay o zaman duyduğum en güzel sözlerden birisini söyledi:

Tangoda hata yoktur, kaldığımız yerden devam ederiz.

Aslında aynı cümle ünlü jazz müzisyeni Miles Davis tarafından da söylenmiştir.

Hata diye bir şey yoktur, öğrenme fırsatı vardır. En büyük hata, hata yapmamaktır.

Hatalara odaklanmış eski yönetim anlayışı yerine artık daha çok insan, gelişimine odaklı bir anlayış geliştiriyor. İnsanlar, özellikle genç nesil hataların cezalandırıldığı değil başarıların ödüllendirildiği yönetim anlayışında çalışmak istiyorlar.

Koçluk kariyerimde de bu konu gündeme çok sık karşıma çıktı. Yeni yetişen koçların en büyük korkusu hata yapmak oluyor, üstelik ne kadar deneyimli olsanız da bu çok değişmiyor, ben hala hata yapıyorum.

Geçtiğimiz günlerde eski bir danışanım benimle uzun bir aradan sonra tekrar çalıştı, öylesine dolu idi ki ona koçluk yapamadım, uzun uzun dinledim, sonra susuzluğunu giderecek bir bardak su niyetine ona Mentorluk yaptım, sakinleşti. Sonra hocam bay Hobson ve Yarbay rolündeki Al Pacino aklıma geldi. Danışanıma durumu anlattım ve artık koçluk yapmak için izin istedim. Çok güzel bir koçluk seansı oldu ve danışanım çok güzel şeyler keşfetti. Yaptığım şey kitaba aykırı idi ama zaten yaşamın kendisi kitaba ne kadar uygun ki.

Üstelik aynı kişiye bazen hem koçluk hem de Mentorluk yapmanın çok ilginç ve etkili olabileceğini öğrendim.

Bana göre liderliğin bir başka tarifi de birlikte çalıştığın insanların yaptığı hataları üstlenebilme kapasitesidir. İhracatçı olarak RAM Dış Ticaret şirketinde çalıştığım yıllarda duayen ihracatçı ağabeyimiz Enka Dış Ticaret genel müdürü Şerif Egeli arkadaşlarına şöyle derdi:

Başarılarınız size, hatalarınız bana aittir.

Yıllar geçti ve geçiyor, biliyorum ki herkes gibi ben de istesem de istemesem de hata yapmaya devam edeceğim, birlikte çalıştığım insanların ve kendi hatalarımdan öğrenmeye devam edeceğim.

Başkalarına karşı hoş görülü ve affedici olabilmek için önce kendinize karşı hoş görülü ve affedici olmanız gerekiyor.

Siz hatalarınız hakkında ne düşünüyorsunuz?

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.