CORONA KARMAŞASINI KUCAKLAMAK

Corona günlerinde ilk haftayı geride bıraktık, virüsün bana en büyük faydası çok özlediğim kitaplarıma kavuşmak oldu. Bu gün size üç kitaptan bahsedeceğim:

Leningrad, Siege and Symphony, ünlü Rus besteci Shostakovich tarafından Alman orduları tarafından acımasızca kuşatılmış Leningrad şehri için bestelemiş olduğu 7. senfoninin öyküsü. Her şeyini yitirmiş ama yaşama umudunu kaybetmemiş bir şehirin insanlarının en ağır şartlarda cepheden gelmiş müzisyenler tarafından oluşturulan bir orkestra ile senfoniyi çalmaları.

Messy, düzensizliğe yazılmış bir güzelleme, ilk bölümde piyanist Keith Jarret’in ünlü Köln konserinin öyküsü var. Ayarsız, akortsuz bir piyano ile konser vermek zorunda kalan bir insanın nasıl kendi sınırlarını aşarak hayatının en önemli performansını yaptığının öyküsü.

Yes to the Mess, ise hem bir işletme profesörü hem de jazz piyanisti olan bir insanın günümüz caz müzisyenlerinden alabileceğimiz liderlik dersleri üzerine yazdığı bir eser. Bildiklerimizi unutmanın ve karmaşayı kucaklamanın inovasyon yolunda nasıl İlk adım olduğunu gösteriyor.

Virüs bizi kuşattı ama yaşıyoruz, alıştığımız düzen bozuldu, karmaşayı kucaklayarak yenisini yaratmak gerekiyor, acaba doğru bildiğimiz şeylerin hangisini yeniden yaratmalıyız?

Ne dersiniz?

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.