AYASOFYA ÜZERİNE 1

Bu albümü 1995 yılında Yunanistan’da küçük bir kasabadan almıştım. İçinde Konstantinopol düştüğü zaman o günlerde Trakya’da söylenen ağıtlar yer alıyor.

Benim çocukluğum İstanbulun Laleli semtinde geçti.
Ayasofya benim için mahallemizdeki tarihi bir anıttı. Ama bu albümü dinleyip içindeki yazıları okuyunca olaylara çok farklı bakmaya başladım, İstanbulun fethinin Yunanlılar için nasıl farklı bir anlam taşıdığını fark ettim.

2001 yılında Atina Audiophile Klubünü İstanbul Hi Fi klübü olarak davet ettiğimizde gelen misafirlerimizin en önemli meselesi ne zaman Aya Sofya’yı ziyaret edebilecekleri olmuştu. Biz onları doğru oraya götürdük. Birlikte gezerken onların davranışları ve duygularını gözledik, sık sık haç çıkartıp dua ediyorlardı.

O gün anladım ki aynı mekan, iki ayrı kültür ve tarih perspektifinden çok farklı anlamlar içeriyor. Benim Çocukluğumun güzel camisi Yunanlı dostlarımız için bir kutsal Hac mekanı idi. Bizim feth ettiğimiz bir şehir ise onlar için acı dolu bir yıkımdı.

Günümüzde Ayasofya bir insanlığa mal olmuş bir kültür abidesi ve müze olarak yaşıyor. Statüsü ise hala tartışılıyor.

Bence Ayasofya günümüzde bizleri komşularımızdan ayıran bir şey olmamalı, tam tersine bizleri birleştiren bir barış köprüsü olmalı.

Siz ne dersiniz?

Müzik: Requiem, Mozart

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.