BOĞAZİÇİ ÜNİVERSİTESİ DİRENİYOR-3

Boğaziçi Üniversitesi için söylenmedik şey kalmadı. Ben üniversitelerin toplumun gelişimindeki rolüne çok inanan bir insanım. Yıllar önce Hindistandayken Mumbai’deki “Indian Institute of Technology” üniversitesini ziyaret etmiştim.

Hindistan 1949 yılında bağımsızlığını kazandıktan sonra Başbakan Nehru teknoloji üretmezsek gerçekten bağımsız olamayacağız demiş. Dört ülkeden destek alarak dört teknik üniversite kurmuşlar, yıllar içerisinde bunların sayısı 13 olunca hepsini bir çatı altında birleştirmişler. Bu okullara her yıl ülkenin en parlak zekalı 8000 öğrencisi girebiliyor, bitirenler de dünyanın tüm üniversiteleri tarafından doktora programlarına kabul ediliyor.

Bana bu bilgileri veren profesör şöyle dedi: Eh, biz kalabalık bir ülkeyiz, her yıl 8000 üstün zekalı öğrenci bulabiliyoruz. Bugün Hindistan’ın geleceğini inşa eden işte bu öğrenciler.

Dünyadaki ülkeler arasında en adil kaynak dağılımı insandır, her ülkede vardır, farkı yaratacak olan şey o insanları nasıl eğitip geliştireceğinizdir.

Boğaziçi’mizin meselesi sadece bu üniversitenin meselesi değildir, tüm Türkiye’nin meselesidir. Ya üniversitemize tüm insanlarımız sahip çıkacak ya da hızla gelişen bir dünyada, çorak bir ülkede kendi başımıza yaşıyacağız.

Bu ülkenin insanlarının yapması gereken temel de tercih budur.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.