BABAM VE BEN

Her insanın babası özeldir.

Babam da benim için özel bir insandı.

İkinci Dünya Savaşının başladığı gün İstanbul Teknik Üniversitesine girmiş ve bittiği gün Yüksek İnşaat Mühendisi olarak mezun olmuştu.

Mühendis olmak onun için en değerli şeydi, yaşama hep mühendis gözüyle baktı. Kendisine bir soru sorarsam hep önce temiz bir A4 Kağıt çıkartarak ve cebinden şık bir kalem alarak cevap verirdi.

Her zaman çok şık giyinirdi, gömleklerini ve elbiselerini hep özel diktirirdi. Kibar ve zarif bir insan olarak yaşadı.

Harika bir öğretmendi, öğrencilerine önce iyi ve doğru bir insan olmayı öğretti. Onlara her zaman sevgi ve saygı ile yaklaşırdı.

Benim de mühendis olmamı istedi ve oldum ama bu mesleği bir gömlek gibi ruhuma giyemedim.

Annem benim yaşam koçum idi. Babam ise mentörüm oldu.

Yaşamı iyisiyle kötüsüyle bir kucaklamayı, önemli insan olmak yerine değerli insan olmanın anlamlı olduğunu ondan öğrendim.

İlk okul başlamadan bana okuma öğretti, sonra da yaşamımın her döneminde merakla her elime geçeni okudum.

Matematik hocam olarak dört işlemi yapmayı ondan öğrendim.

En çok aklımda kalan şey telefon ile ilgili söyledikleri oldu.

Telefonda hiç bir zaman önemli şeyleri konuşma, her zaman önemli şeyleri insanlarla yüz yüze konuş.

Ordu’lu idi, İstanbullu bir kız ile evlenmişti. Anneme ve tüm kadınlara karşı her zaman zarif davrandı.

Her evlat gibi ben de ona olan borcumu kendi kızıma ödemeye çalıştım. Kızım onun ideallerini gerçekleştirdi, iyi bir mühendis ve araştırmacı oldu.

Bugün yanında olsa acaba bana ne derdi diye düşünüyorum ve onun şu sözü aklıma geliyor:

Bu dünyada huzur yok, huzur öbür dünyada.

Ama düşündükçe başka bir öğüdünü hatırlıyorum:

Her zaman işini mümkün olan en iyi şekilde sevgi ve saygı ile yap.

Tüm güzel babaların Babalar gününü yürekten kutluyorum.

Kategoriler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir