AMERİKA’DAN TÜRKİYE’YE BAKIŞ 1

İki haftadan beri Amerikadayım, dünyayı buradan takip ediyorum.

Biz koçlar birlikte çalıştığımız kişilere bazen yer değiştirterek onların konuşulan meseleye farklı açılardan bakarak bir farkındalık kazanmalarını bekleriz.

Amerika seyahatlerim 2008 yılında başladı, o yol aynı zamanda Wall Street Bankacılık krizinin başladığı yıldı. Her zaman olduğu gibi yıllar içerisinde bir çok şey değişti.

Bir dönem Obama’nın başkanlığı bekleniyordu, sonra Trump geldi, Biden geldi ve önümüzdeki Kasım ayında kimin geleceği henüz bilinmiyor.

Yıllar içersinde Amerika’da da sosyal ve ekonomik krizler oldu, ülke fakirleşti, dünya jandarmalığı rolü gittikçe zorlaştı. Kısacası Amerika bana göre hala dünyadaki teknolojik gelişimin en ucunda ama başta Çin olmak üzere gittikçe rakipleri ile arasındaki mesafe azalıyor. Ukrayna ve Gazze savaşlarındaki tutumu Amerika’nın saygınlığını da sorgulatıyor.

Bugün çok dar bir perspektiften gördüğüm Amerika’da hayat pahallığı var, sokaklarda bir çok yoksul ve işsiz insan var, Meksika sınırından giren insanları sokaklarda dilenirken görmek mümkün.

Bir tek şey değişmeden sürüyor, eğitime önem veriyorlar. Bunun uzantısı ise sürekli gelişen teknoloji oluyor.

Türkiye buradan pek tuhaf gözüküyor. En önemli mesele futbol takımlarımız, Klüp başkanları, yaşam pahalılığı ve kontrolsüz göç. Siyaset dünyasının sığlığı, kalitesizliği ve kifayetsizliği ise hiç gündemde değil.

Ekonomide yapılması gereken şeyler hakim sınıfları üzmeyecek şekilde geniş halk kitlelerinin aleyhine yapılıyor. Yapısal reformlar, anayasa değişikliği planları, eğitimde yapılan olumsuz düzenlemeler insanlarımızı hiç ama hiç ilgilendirmiyor. Halkımız futbolun peşinde ama futbolumuz tüm sporlar arasında kalite olarak en alt sırada.

Milli muharip uçak yapmak üzere yola çıkan bir ülke vatandaşlarına et, süt ve domates yediremiyor.

Türkiye buradan bakınca çok fakir ve çok kalabalık gözüküyor. Betona boğulmuş Bodrum şehrimizde su yok. Lüks araba çok.

Tüm bunların zamanla değişebileceğine inanıyorum çünkü harika bir parlak genç nüfusumuz var, ama onları eğitecek okulları ve öğretmenleri yetiştirmek zorundayız.

Linkedin’de görüyorum iş yaşamı ile ilgili ve bilgili büyük bir insan kitlemiz var, dünyada ne olup bittiğini yakından takip ediyorlar. Ama onları girişimci ve inovasyon yapan insanlar olarak destekleyecek bir ülke iklimi yaratmak gerekiyor. Şu an uygulanan model ile bu mümkün değil.

Yeni bir ortak gelecek hayali yaratmak zorundayız.

Ben her türlü zorluğa rağmen güzel ülkemin daha güzel şeyler göreceğine inanıyorum.

Aynı düşüncede olmayabiliriz ama gelin sizler de düşüncelerinizi paylaşın. Birlikte düşünelim.

Kategoriler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir