19 MAYIS ÜZERİNE (2024)

Yarın 19 Mayıs, Gençlik ve Spor Bayramı.

Bu özel günle özleşleştirdiğimiz çok güzel bir marş şarkımız var;

“Dağ Başını Duman Almış…”

Bu akşam Tuzla’da güneşin batışını güzel bayrağımızın yanından izledim.

Sanki Güneş bize bu akşam farklı bir şey söylüyordu.

Bizim için Atatürk’ümüzün Samsun’a çıktığı gün ile özdeşleşen şarkının öyküsünü paylaşmak istiyorum.

Vikipedi’de şu bilgiler var:

Gençlik Marşı (tam ad: Gençlik ve Spor Bayramı Marşı), ya da bilinen ilk mısrasıyla Dağ başını duman almış, gençliğe atfedilen bir marştır.

Mustafa Kemal Paşa ve arkadaşlarının 19 Mayıs 1919’de Samsun’a çıktıktan sonra yolda okudukları söylenen “Dağ Başını Duman Almış” marşı, 20 Haziran 1938’de “Gençlik ve Spor Bayramı Marşı” olarak kabul edilmiştir.

İkinci Meşrutiyet’in ilanının ardından Osmanlı Devleti modernleşme sürecinin bir parçası olarak Milli Olimpiyat Komitesi’ni kurmuştur. Milli Olimpiyat Komitesi Askerî jimnastik üzerine araştırma yapmak üzere Selim Sırrı (Tarcan)’ı Avrupa’ya göndermiştir. Selim Sırrı (Tarcan) İsveç Kraliyet Okulu Gymnastiska Centralinstitutet okumuş ve bu okuldan mezun olmuştur. İsveçli besteci Felix Körling’in Tre Trallande Jäntor (Üç Şarkı Söyleyen Kız) şarkısını Osmanlı İmparatorluğuna getirmiş Ali Ulvi (Elöve) bu marşa Türkçe söz yazmıştır. Gençlik Marşı adıyla, 1915-1916 akademik yılından itibaren spor etkinliklerinde bu marş kullanılmaya başlanmıştır.

Daha evvel bir yazımda rahmetli Ayten Alpman’ın söylediği ve 1974 Kıbrıs çıkartmasının sembolü olan şarkının aslında Hahambaşı’nın söylediği bir şarkı olduğunu anlatmıştım.

Ama zamanın ruhu o şarkıya bizim için çok özel bir anlam yükledi. Ülkemizi bir bayrağın altına topladı.

Aynı şekilde Gençlik Marşımız ile Üç şarkıcı kızın şarkısı ile başladı, tüm bir ülkenin 20. Yüzyılın en büyük liderinin arkasında birlik olmasının sembolü oldu.

Dün ICF Turkey Chapter Koçluk haftası etkinliklerimizin sonunu bu marşı söyleyerek getirdik.

Dün tüm gün boyunca birbirinden değerli konuşmacılarımızdan hızla dönüşen kaotik  bir dünyada hızla değişen değerleri ve anlamları dinledik. Sonra marşı söylerken hepimizde olan ortak duyguyu düşündüm.

Tek bir şarkının kaç nesli ışığını hiç kaybetmeden aydınlatabildiğini fark ettim.

Bu gün ise Tuzla’da akşam güneşinde güzel bayrağımızı izlerken tekrar düşündüm.

Acaba günümüzde bu şarkıya yeni bir anlam yüklenebilir mi?

Bu günün duman almış başı ne olabilir?

Bu günün doğan güneşi ne olabilir?

Yürümek günümüzde nasıl yorumlanmalıdır?

Atatürk içinde olduğumuz durumda acaba bize ne söylerdi?

Nereye yürümemizi önerirdi?

Biz 19 Mayısı bu gün nasıl yeniden düşünmeliyiz?

Kategoriler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir